Türk Hukukunda Boşanma Sebepleri

Ocak 8, 2015

Her evlilik sonsuza dek sürmesi için yapılır buna rağmen bir gün herkesin boşanmaya gereksinimi olabilir. Bu nedenle öncelikle Türk Hukukundaki boşanma sebeplerini sizlere sıralamak istiyoruz. Bunlar, özel ve genel olarak iki gruba ayrılmaktadır.

Özel Boşanma Sebepleri

Özel boşanma sebepleri; Zina (Türk Medeni Kanunu (TMK) 161), Hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış (TMK 162), Suç İşleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK 163), Terk (TMK 164) ve Akıl hastalığı (TMK 165) olarak sayılabilir.

Zina (TMK 161)

Özel boşanma sebeplerinden zina TMK 161/1 de “Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir” diye açıklanmıştır. Zina evli bir erkeğin başka bir kadınla, evli bir kadınında başka bir erkekle cinsel ilişki kurması veya buna teşebbüs etmesidir. Zina Türk Ceza Kanununda suç olmaktan çıkarılmıştır fakat özel boşanma sebeplerinden biri olmaya devam etmektedir. Zina ayrıca iradi olarak yapılmalıdır. İrade dışı kurulan (bayıltılma, tehdit, cebir vb) cinsel ilişkiler zina sayılmazlar. Dolayısıyla tecavüz zina sayılmaz. Zina da affeden tarafın dava hakkı düşer. Yargıtay eşlerden birinin karşı cinsten başka biriyle uygunsuz resimler çektirmesini, uygunsuz şekillerde görülmesini tenha yerlerde birlikte görülmelerini zina nedeni olarak görmektedir.

Hayata Kast, Pek Kötü Veya Onur Kırıcı Davranış (TMK 162)

TMK 162 bu özel boşanma sebebini düzenlemiştir. “Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur”.

Bu maddede sözü geçen hayata kast eşlerden birinin diğerini öldürmek gayesini gütmesidir (öldürmeye teşebbüs, intihara teşvik vb). Pek kötü davranışlar ise eşini dövmek, işkence yapmak, eve veya odaya kilitlemek, anormal cinsel ilişkiye zorlamak gibi eylemlerle eşinin ruh ve beden sağlığını bozmaktır. Onur kırıcı davranışlar ise eşin onuruna, ailesine, kişiliğine hakaretlerde bulunmak, çevrede eşi hakkında ağır hakaretlerle dedikodu yapmak, söylentiler yaymaktır. Hakaretlerin ve isnatların ağırlığını hakim takdir edecektir.

Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK 163)

Küçük düşürücü suçla anlatılmak istenen toplum ahlakının kabul edemeyeceği suçlardır (ırza geçme, uyuşturucu madde imali, hırsızlık vb). Haysiyetsiz bir hayat sürmek ise toplumun ahlak anlayışına aykırı yaşamaktır (fuhuş yapmak, homoseksüellik, devamlı içki içmek vb). Hakim bu sebeplerin diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirip getirmediğini araştırmalıdır.

Terk (TMK 164) Ve Akıl Hastalığı (TMK 165)

Terk davası açabilmek için ayrılığın en az 6 ay devam etmiş olması ve evi terk eden eşe mahkeme kanalı ile ihtarda bulunulması gerekir. Akıl hastalığında ise hastalığın tedavisinin mümkün olmaması ve ortak hayatın diğer eş için çekilmez olması şarttır.

Genel Boşanma Sebepleri

Genel boşanma sebepleri ise evlilik birliğinin sarsılması veya müşterek hayatın kurulamamasıdır. TMK Madde 166/1 de “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.” denilmektedir.

Burada sadece evlilik birliğinin temelinden sarsan bir olay yeterli değildir; müşterek hayatın katlanılmaz hale gelmesi gerekmektedir. Örnek olarak; aile sırlarını açıklama, aşağılayıcı beyanlar, asılsız dedikodu gibi hareketler boşanma sebebi kabul edilebilir. Kusurlu eşin dava açabildiği haller, anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık nedeniyle boşanma da bu gruptadır.

Anlaşmalı Boşanma Ve Fiili Ayrılık

Anlaşmalı boşanmada evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır. Fiili ayrılıkta (TMK 166/IV) ise, açılmış bir davanın reddinin kesinleşmesinden itibaren 3 yıl geçmesi ve ortak hayatın kurulamaması halinde boşanmaya karar verilir.

TMK yukarıdaki sebeplerin gerçekleşmesi halinde boşanmaya olanak vermektedir. Bu sebeplerin sizlerin evliliğinde asla gerçekleşmemesi dileğiyle….

Yazar: Öngören & Karali Hukuk Bürosu

Öngören & Karali Hukuk Bürosu - Prof. Dr. Gürsel Öngören ve Ertuğrul Karali ortaklığında çalışmalarına devam etmektedir.

HEMEN ARA
close-image