Hukuki İncelemelerTÜRKİYE’DE SERBEST BÖLGELER

Ocak 8, 2015by admin

Serbest bölgeler uluslar arası ticareti ve istihdamı arttırmak, ekonomik gelişimi hızlandırmak gibi amaçlar ile kurulan ve ülkelerin milli sınırları içinde bulunmakla birlikte, vergi ve gümrük mevzuatlarının uygulanması bakımından gümrük hattı dışında bırakılan yerler olarak tanımlanan bölgelerdir. Serbest bölgelerde çeşitli vergi muafiyetleri, ucuz ihracat kredileri, ucuz işci ücretleri, kar transferi garantisi ve bürokrasinin azaltılması gibi teşvik ve avantajlar sağlanmaktadır. Bu teşvik ve avantajlar sayesinde ihracat için yatırım ve üretimi arttırmak, yabancı sermaye ve teknolojini girişini hızlandırmak, ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli bir şekilde temin etmek, dış finansman ve ticaret imkanlarından daha fazla yararlanmak gibi amaçlar hedeflenmektedir.
Ülkemizdeki serbest bölgeler ilk olarak 1987 yılında Mersin ve Antalya’da faaliyete geçmişlerdir.

Türkiye’de ki serbest bölgelerde kullanıcı firmalarca yararlanılan teşvik ve avantajların en önemlisi, bölgedeki faaliyetleri nedeniyle elde ettikleri gelirlerle ilgili olarak; Gelir, Kurumlar ve KDV dahil bütün vergilerden muaf olmalarıydı fakat yeni yapılan düzenlemelerle bu muafiyete bazı sınırlar çizilmiştir. 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 6.ıncı maddesinde yapılan değişiklikle serbest bölgeler gümrük hattı dışında sayılmış olup bu bölgelerde gümrük ve kambiyo mükellefiyetine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek bu bölgelerde vergi mevzuatının geçerli olması sağlanmış ve tam ve dar mükelleflerin serbest bölgelerdeki gelir ve kurumlar vergisi muafiyetine son verilmiştir. Kısacası getirilen yeni düzenleme ile serbest bölgelerde “Muafiyet” uygulamasından “İstisna” uygulamasına geçilmiştir. Yapılan düzenleme ile 06.02.2004 tarihinden sonra Serbest Bölgelerde faaliyet göstermek amacıyla ruhsat alarak Serbest bölgelerde kurulan şirketler veya Türkiye’nin diğer yerlerinde kurulup da serbest bölgede şube açan mükellefler serbest bölgelerde elde ettikleri kazançlar için vergi ödeme mükellefiyeti altına girmişlerdir. Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından 2004’den sonra bu bölgede bulunan mükelleflerin ülkemizin diğer yerlerinde faaliyet gösteren mükelleflerden herhangi bir farkı kalmamıştır.

Ayrıca Serbest bölgelerde serbest bölge faaliyetlerinden elde edilen kazanç ve gelirler hiçbir izne ve vergiye tabi olmaksızın yurtdışına veya Türkiye’ye transfer edilebilme imkanı da tanınmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye’den serbest bölgeye satılan mallar ihracat rejimine, serbest bölgeden Türkiye’ye satılan mallar ithalat rejimine tabi olup, serbest bölge kullanıcıları Türkiye’den ihraç fiyatına (KDV ‘siz) mal satın alabilirler. Serbest bölgede sağlanan teşvik ve avantajlardan yerli ve yabancı bütün firmalar eşit olarak yararlanması da özellikle yabancı firmalara büyük bir avantaj sağlamaktadır. Ayrıca firmalara 99 yıla kadar süreli faaliyet ruhsatı verilebilir. Mallar serbest bölgede süre sınırlaması olmaksızın kalabilir.

AB ile ilgili olarak da serbest bölgeye getirilen Türkiye veya AB menşeli ya da buralarda serbest dolaşımda bulunan malların, serbest dolaşımda bulunma statüsü değişmediğinden, Türkiye’ye veya AB üyesi ülkelere girişinde gümrük vergisi ödenmez. Ayrıca, üçüncü ülke menşeli malların serbest bölgeye girişinde ve bu malların Türkiye veya AB üyesi ülkeler dışındaki üçüncü ülkelere gönderilmesi halinde de gümrük vergisi ödenmez. Ancak, serbest bölgeden Türkiye’ye veya AB üyesi ülkelere gönderilen serbest dolaşım durumunda olmayan üçüncü ülke menşeli mallar için Ortak Gümrük Tarifesi’nde belirtilen oran üzerinden gümrük vergisi ödenir.

İstihdam açısından işverene sağlanan en büyük kolaylık ise bir serbest bölgenin faaliyete geçmesinden itibaren 10 yıl süreyle serbest bölgede bulunan işletme bünyesinde grev ve lokavt uygulanamamasıdır. Ayrıca mallar serbest bölgede süre sınırlaması olmadan kalabilir. Fiyat, kalite ve standartlarla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarına verilen yetkiler serbest bölgelerde uygulanamaz.

Serbest bölgelerde iş yapan firmalara sağlanan bu kolaylıklar ile ülkeye yabancı sermaye ve teknolojilerin getirilmesi için fırsat yaratılmakta , sanayicinin ihtiyaç duyduğu bazı hammadde ve ara malların kolaylıkla, temin edilebilmekte düşük maliyetli mal üretimi ve ihracı yapılmakta, yeni istihdam olanakları yaratılmaktadır.