Hukuki İncelemelerDOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS İLE İFLASIN ERTELENMESİ

Ocak 8, 2015by admin

İflas halleri Türk hukukunda doğrudan iflas ve takipli iflas olarak ikiye ayrılmaktadır. Doğrudan iflasta alacaklılar ya da borçlu doğrudan ticaret mahkemesinden borçlu şirketin iflasını istemektedir. Takipli iflasta ise alacaklı borçluya ödeme emri gönderir, ödeme emrinin kesinleşmesi üzerine de ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep eder.

İflasa karar verilmesi ile birlikte iflas masası kurularak müflisin alacakların tahsiline girişilir.

İflasın açılması kararının kesinleşmesinden önce borçlu mahkemeye başvurarak, en az bir yıl süreyle iflasının ertelenmesini talep edebilir. Bu durumda ne olacaktır? Ya da elinde geçerli kambiyo senedi (çek ve senet) olan alacaklının, borçlusu iflasın ertelenmesi kararı almışsa bunun takibe etkisi ne olacaktır?

Bu yazıda; şirketlerin doğrudan doğruya iflası, takipli iflas yollarından biri olan kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ve son günlerde sıkça karşılaşılan ve İcra Hukukumuza 2003 yılında getirilen iflasın ertelenmesi yöntemi Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak incelenecektir.

KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS İFLAS YOLUYLA TAKİP

Elinde geçerli kambiyo senedi (çek veya senet) olan alacaklı, alacağını iflas yoluyla da takip edebilir. Bunun için;

1.Kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile takip yapılabilmesi için alacaklının elinde kambiyo senedi olması gerekir (İİK. 167/1). Alacak rehinle temin edilmiş olsa bile alacaklı, rehinin paraya çevrilmesini yolunu takip etmeden, iflas yolunu seçebilecektir.

2. Yalnız iflas yolunun seçilmesi için borçlunun iflasa tabi olması gerekir.

İflasa tabi şahıslar, İİK.43. maddeye göre Ticaret Kanunu gereği tacir sayılan veya tacirler hakkında hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmü şahıslardır.

Bu yolla takipte takip talebine, kambiyo senedinin aslı ve protesto çekilmesinin zorunlu olduğu hallerde protesto belgesi eklenecektir. İcra müdürü senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde; borcun ve masrafların beş gün içinde ödenmesi; senede ve borca dair her türlü itiraz ve şikâyetini sebepleriyle beraber diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazlası ile 5 gün içinde icra dairesine bildirilmesi eğer itiraz olmazsa alacaklının ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtar olunur (İİK. 171).

Ödeme emrinin tebliğinden sonraki olasılıklar şunlar olabilir:

1. İtiraz veya şikâyet olunmaması halinde ödeme emri kesinleşir ve İİK. 173.maddesine göre, alacaklı bu durumu tevsik edip ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebilecektir. Ticaret mahkemesi, iflas takibinin kesinleştiğini 166/2 de yazan usulle ilan etmek zorundadır. İİK. 166/2 ye göre, iflas talebinin yurt içinde tirajı en yüksek beş gazeteden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu bir gazetede ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesini ister. İlandan itibaren 15 gün içinde diğer alacaklılar iflas davasına müdahale ve itiraz ederek, borçlunun iflasını gerektiren bir hal olmadığı (borçlunun muvazaalı olarak iflasını istediği) nedeniyle iflas davasının reddini talep edebilirler. Bununla beraber mahkeme, yapılan itirazları haksız bulur ve borcun ödenmediği de sabit olursa yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini 158. madde uyarınca emreder. Bu depo emridir ve iflasa karar verilmeden evvel borçluya tanınan son süredir. Fakat borç ödenmez ve depo kararı da yerine getirilmezse, mahkeme borçlunun iflasına karar verir.

2. Borçlunun ödeme emrine itiraz veya şikâyeti var ise takip duracaktır. Bu durumda alacaklı, ticaret mahkemesinden itiraz veya şikâyetin kaldırılması ve iflas kararı verilmesi talebi ile iflas davası açabilir. Mahkeme, İİK.158. maddedeki usule göre iflas davasını sonuca bağlayacaktır. İtiraz ve şikâyetler yerinde görülmemişse mahkeme borçluya 7 gün içinde borcu mahkemeye depo etmesi (depo emri) ya da ödemesini emreder. Eğer depo kararı yerine getirilmemiş ve borç da ödenmemiş ise borçlunun iflasına karar verilir.

DOĞRUDAN İFLAS NEDİR?

Doğrudan doğruya iflasın anlamı, alacaklının icra dairesinde iflas takibi yapmadan doğrudan Ticaret mahkemelerinde borçlunun iflası için iflas davası açmasıdır. Bu, alacaklıların talebi ile olabileceği gibi (İİK.177) borçlunun müracaatıyla de olabilir (İİK.178). İflas talebi sadece ticaret mahkemelerine yapılabilir. Borçlunun müracaat etmesi halinde borçlu, bütün aktif ve pasifleri ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını da iflas talebine eklemek zorundadır. Bu belge mahkemeye ibraz edilmedikçe iflasa karar verilmeyecektir. Borçlunun iflas talebi İİK.166/2 hükmüne göre ilan edilecektir. Bu hükme göre, talep yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir.

Alacaklıların iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun, hakkındaki icra takiplerini ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmeyi amaçladığı iddiasıyla mahkemeden iflas talebinin reddini talep edebileceklerdir (İİK. 178/2).

Alacaklıların müdahalesi ve itirazı olursa, ticaret mahkemesi duruşma açarak itiraz eden alacaklıları duruşmaya davet eder ve gelen alacaklıları duruşmada dinler. Eğer mahkeme alacaklıların yaptıkları itirazları reddetmiş veya hiçbir alacaklı iflas dosyasına müdahale ve itiraz etmemişse ve borçlu aciz halinde olduğunu ya da İİK.178/3 de düzenlenen mecburi iflas halinde olduğunu ispat etmişse, borçlunun iflasına karar verilecektir.

ŞİRKETLER VE KOOPERATİFLERİN DOĞRUDAN İFLASI: Limited ve anonim şirketler gibi kooperatiflerin doğrudan doğruya iflası ve iflasın ertelenmesi halleri İcra İflas Kanununda düzenlemiştir (madde 179, 179/a, 179/b). Şirketin pasifinin aktifinden fazla olması halinde, şirketi idare ve temsile yetkili kişiler durumu ticaret mahkemesine bildirmek zorundadırlar. Bu halde gereken tedbirleri almak ticaret mahkemesinin yetkisi altındadır.

İİK.179.maddesi sermaye şirketleri ( anonim şirketler, limited şirketler ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerdir) ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olması halinde doğrudan iflasını düzenlemektedir. Pasifin aktiften fazla olması sadece sermaye şirketleri ile kooperatifler için özel bir iflas sebebidir. Bunun nedeni ise alacaklının alacağını tahsil imkânının şirket sermayesi ile sınırlı olup borçlu şirket ortaklarının malvarlığına müracaat edememesidir. İİK.179 maddeye göre şirketin veya kooperatifin borçlarının aktifinden fazla olması halinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler ya da eğer şirket tasfiye halindeyse tasfiye memurları tarafından veya alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflasına karar verilecektir.

Bununla beraber, alacaklı ya da borçlu şirket ve kooperatif, mali durumlarının iyileşmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle iflasın ertelenmesini de isteyebilecektir.

İflasın ertelenmesi esasen Ticaret Kanununda mevcut olan bir müessese olup, İcra ve İflas Kanununa yeni konulmuş bir müessesedir. İflasın ertelenmesi talebi TTK’nun 324. maddesine göre batıklık bildirimi anlamındadır. İflasın ertelenmesinin amacı ise ticari hayatlarını devam ettirebilecek olan firmaların iflaslarının mümkün olduğunca ertelenmesi, kendisine karşı yapılan icra takipleri ve hacizleri durdurmak ve alacaklıya daha fazla tahsilât sağlama imkânının verilmesidir. İflasın ertelenmesinin temel amacı erteleme süresince şirketin aktiflerinin korunması ve pasiflerin azaltılmasıdır.

İflasın ertelenmesi şartları:

İflasın ertelenmesine karar verilebilmesi için;

1. Sermaye şirketi ve kooperatifin borca batık olması,

2. Mali durumunu iyileştirme ümidinin bulunması gerekmektedir.

Borca batıklık durumunun tespiti için TTK’nun 324/2 uyarınca aktiflerin satış değerleri üzerinden düzenlenecek olan ve şirketin gerçek malvarlığı hakkında bilgi vermeyi amaçlayan bu malvarlığının tespit bilançosu gerekmektedir. İflasın ertelenmesini talep eden Şirket veya kooperatif, bir iyileştirme projesini mahkemeye sunmak zorundadır. İyileştirme projesinin mahkeme tarafından ciddi ve inandırıcı bulunması ve bu projenin gerekli bilgi ve belgelerle desteklenmesi halinde iflasın ertelenmesine karar verilecektir (İİK.179 /1). Mali durumunu iyileştirme imkânının mevcut olup olmadığı somut vakıalara dayanılarak tespit edilmelidir. Belirsiz nitelikteki emareler erteleme kararı için yeterli değildir. Borca batıklık ve mali durumun iyileştirilmesinin mümkün olup olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu hususta uzman bilirkişilerden görüş alınmalıdır.

İflasın ertelenmesi talebine karşı başvurulacak yollar: İİK.179/a son fıkra erteleme kararının hüküm fıkrasının ilan edilmesinden bahsetmiştir. Her ne kadar İİK.179. madde ve TTK 324. maddede erteleme talebinin ilan edilmesi gereği düzenlememişse de sadece erteleme talebinde bulunan şirketin değil alacaklıların da menfaati korunmalıdır. Yargıtay devamlılık teşkil eden kararlarında; şirketin borçlarının muvazaalı olarak aktiften daha fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve şirketin borca batık olup olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunup bulunmadığını alacaklılara kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflasın ertelenmesi talebinin İİK 166/2’ye göre ilan edilmesini ve borca batıklık ve iyileştirme projesine itiraz eden alacaklıların itirazlarının değerlendirilip sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere iflasın ertelenmesi talebinin ilan edilmesiyle alacaklılara iflasın ertelenmesi talebine itirazlarını dermeyan etme imkanı verilmektedir. Bu imkânın sağlanmasındaki amaç; borçlunun muvazaalı olarak pasiflerini aktiflerden fazla göstermesinin engellenmesidir.

İFLASIN ERTELENMESİ SÜRESİ: Mahkeme iflasın ertelenmesini, ilkinde azami bir yıl ve sonraki müracaatlarda uygun göreceği sürelerle olmak üzere toplam en fazla dört yıla uzatılabilmektedir.

İflasın ertelenmesini etkileri:

1. İflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu’na göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir icra takibi ve haciz yapılamayacak ve yapılmış olan takipler duracak; kararda öngörülen süre boyunca bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemeyecektir (İİK. 179/b -1).

Ancak, müteselsil kefiller erteleme kararı sonucu verilen takip yasağından faydalanamayacaklardır. Yargıtay diğer bir kararında ise icra takiplerinin durmasının takibin bulunduğu aşamada kalması anlamında olup, hacizlerin kaldırılması anlamında olmadığına ve şirketin bankadaki hesaplarında bulunan blokajın kredi sözleşmesi veya bir ticari ilişkinin teminatı olarak verildiğini ve bu kaydın kaldırılmasına karar verilemeyeceğine karar vermiştir. Watch Full Movie Online Streaming Online and Download

2. Rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir, yapılan takipler de devam edebilir ancak muhafaza ve satış işlemleri yapılamayacaktır. Yine, alacak İİK’nun 206. maddesinin birinci sırada yazılı alacaklardan ise (işçi ücretleri ile kıdem ve ihbar tazminatları, nafaka borçları) haciz yoluyla takip yapılabilecektir (İİK.179b /2 ve 3.fıkralar).

3. İflas davalarında karardan önce davadan feragat mümkün ise de, iflasın ertelenmesi talebinin içinde mahkemeye yapılacak zorunlu bildirimde bulunduğundan (anonim şirketlerde, şirket aktifleri şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği takdirde yönetim kurulu durumu derhal mahkemeye bildirmeye mecburdur. İİK. 179 ve TTK. 324) erteleme talebinden feragat edilmesine rağmen, eğer şirket borca batık ise iflas kararı verilecektir.

4. İflas davalarında, devam eden bir iflasın ertelenmesi davası varsa sonucunun beklenmesi gerekmektedir.

5. İflasın ertelenmesi kararı veren mahkeme, şirketin malvarlığının korunması için her türlü tedbiri alacak ve bir kayyım atayacaktır. Yargıtay bir kararında, maddi hukuk anlamında sonuç doğuran muhafaza tedbirleri verilemeyeceği ve borçlunun olduğu kadar alacaklıların da menfaatlerinin gözetilmesi gerekçesi ile nakit ihtiyacının giderilmesi gerekçesiyle takas, hapis ve temlik işlemlerinin durdurulamayacağına karar vermiştir.

İflasın ertelenmesine itirazın kabul edilmesi halinde veya verilen iflasın ertelenmesi kararının yeniden uzatılması uygun görülmez ise, mahkeme şirketin iflasına karar verecektir.

İFLAS KARARININ SONUÇLARI

İflasın açılmasıyla beraber, müflisin tüm hacze kabil tüm mal, hak ve alacakları bir topluluk teşkil eder ve iflas masası diye adlandırılır. Bunlar, taşınır taşınmaz mallar, intifa hakkı, fikir ve sanat eserlerindeki mali hakları, paylı ve elbirliği mülkiyet hisseleri vs. olabilir. Buna müflisin ihtiyaten haczedilen mallarla iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz malları da dahildir (İİK.186/1). Eğer hacizli mallar iflas açıldığı zaman satılmış ise satış bedeli iflas masasına girmeyecek ve alacaklısına ödenecektir.

İflas açıldıktan sonra masaya ait olan mallar üzerinde müflisin tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflis hiçbir ödeme kabul edemeyecektir (İİK.191/1, 192). Müflisin iflasın kapanmasına kadar uhdesine geçen mallar da iflas masasına girecektir (İİK.184).

İflasın açılmasıyla beraber henüz vadesi gelmeyen alacaklar da iflasta alacaklılar arasında eşitlik sağlamak ve tasfiyenin gecikmemesi için muaccel sayılacaktır ve iflas masasından istenebilecektir (İİK. 195/1). İflastan önce borçlu aleyhine başlamış olan icra takipleri, iflasın açılmasıyla duran ve iflasın açılmasıyla düşen iflas alacaklıları da alacaklarını iflas masasına yazdıracaklar.

İflas masası, mallar üzerindeki tasarruf yetkisini iflas idaresi arayıcılığı ile kullanacaktır. İflas idaresi, iflas masasının kanuni temsilcisidir (İİK.226). İflasın açılmasıyla beraber, müflisin iflastan önceki dönemde mal kaçırmaya yönelik yaptığı muvazaalı ve hileli işlemleri iptal etme dava hakkına da sahiptir (İİK.187 – 277/2).

İflasta alacağı yazdırma süresi diğer bir deyimle iflas masasından alacağı talep hakkının süresi, tasfiye adi olarak yapılacaksa ilandan itibaren 1 aydır (İİK. 219). Ancak, bu süreyi geçirmiş olan alacaklılar iflasın kapanmasına kadar alacaklarını iflas masasına kaydettirebilirler (İİK.236). İflasta alacaklıların iflas masasına kayıt sırasının bir önemi yoktur zira ödeme önceliği imtiyazlı alacaklardadır. Bunlar İİK.206. maddeye göre:

1. Rehinli alacaklar

2. İflas masası giderleri ile kamu alacakları ki bunlar gümrük resmi, emlak vergisi, veraset ve intikal vergisi, motorlu taşıt vergisi gibi bir malın aynından doğan kamu alacakları,

3. Özel kanunlarına göre imtiyazlı alacaklar;

4. İİK.206/IV’deki ilk üç de sayılan alacaklar da imtiyazlıdırlar.

İmtiyazlı alacaklar tamamen ödedikten sonra imtiyazsız alacaklar ödenecektir. Aynı sırada olan alacaklılar kendi aralarında eşit hakka sahiptirler (İİK. 207/1).

___________________________________________________________

1. Kuru, B “İcra ve İflas Hukuku”, Türkmen Kitapevi, 2.baskı, İstanbul, 2006, s. 992
2. Atalay, Oğuz, “İflasın Ertelenmesi”, Bankacılar Dergisi, sayı 47, 2003, s. 94 http://www.hukuki.net/hukuk/index.php?article=1012 25.11.2008 tarihinde indirilmiştir.
3. Yargıtay 19.HD. 2004/4635 E. 2004/13438 K. 30.12.2004 tarihli kararı
4. Yargıtay 19.HD. 2005/2033 E. 2005/3760 K. 7/4/2005 tarihli kararı
5. Yargıtay HGK. 2007/19-824 E. 2007/839 K. 14.11.2007 tarihli kararı
6. Yargıtay 19.HD.2004/11750 E. 2005/2789 K. 17/3/2005 tarihli kararı, 19.HD. 2004/10326 E.2005/2788 K. 17/3/2005
7. Yargıtay 19.HD.2004/11750 E. 2005/2789 K. 17/3/2005 tarihli kararı
8. Yargıtay 19.HD.2004/11763 E. 2005/2432 K. 10.03.2005 tarihli kararı
9. Yargıtay 19.HD. 2004/11113 E. 2004/12672 K. 16.2.2004 tarihli kararı
10. Yargıtay 19.HD. 2004/5463 E. 2004/13371 K. 30.12.2004 tarihli kararı
11. Yargıtay 19.HD. 2006/4390 E. 2006/6210 K. 08.06.2006 tarihli kararı
12. Kuru, B “İcra ve İflas Hukuku”, Türkmen Kitapevi, 2.baskı, İstanbul, 2006, s. 1007
13. Kuru, B “İcra ve İflas Hukuku”, Türkmen Kitapevi, 2.baskı, İstanbul, 2006, s. 1007, 1092